ULUSAL BAYRAMLAR BİR ULUSUN VAR OLUŞ HİKÂYESİDİR…

 

ULUSAL BAYRAMLAR BİR ULUSUN VAR OLUŞ HİKÂYESİDİR…

 

Ankara’da
CHP’nin düzenlediği 23
Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı
yürüyüşüne iktidar
tarafından yapılmak istenilen engellemeleri görünce, insan ister istemez
geçmişe dalıyor…

Hatırlar
mısınız? Bir zamanlar sözde “analar ağlamasın” türünden başlatılan birinci
açılım döneminde de ulusal bayramlar engellenmeye çalışılır, yolda Türk
bayrağıyla yürüyenler bile gözaltına alınırdı.

Hani
diyorum ki bu engellemenin tam da ikinci açılım dönemine rastlaması sadece
tesadüf mü? Bu soru aklınızın bir tarafında kalsın ve biz devam edelim…

Ama
kendimize şu soruyu da soralım: Ulusal bayramlar bir ülkenin uluslaşma
sürecindeki çeşitli aşamaları ifade etmektedir ve bir anlamda da uluslaşma
karşısında yer alan yerli ve yabancı düşmanlara karşı mücadeleyi…

Bilindiği
üzere tüm dünyada ulusal bayramlar iç ve dış düşmanlara karşı bir gözdağı
özelliği de taşır. Ve tüm ülkeler ulusal bayramlarını devlet tarafından
stadyumlarda veya çok büyük kent meydanlarında, bizde de bir zamanlar
yapılageldiği gibi halkın, askerin, gençliğin katılımıyla ama mutlaka ülkenin
bölünmez bütünlüğü açısından çok büyük önem taşıyan ulus devlet ve ulus kimlik
vurgusu ile yaparken…

Diğer
yandan da yeni teknolojilerini, çok önemli silahlarını, askeri güç ve
disiplinlerini sergileyerek her koşulda ve her ortamda mücadeleye hazır olduğu
dosta ve düşmana gösterilir ki herhangi bir devlet ya da ülke içindeki
uzantıları o ülkeye göz dikme, onu parçalayarak yok etmek gibi bir çaba içine
giremesin, cesaret gösteremesin…

Ama
bizde ulusal bayramları halkın coşku içinde kutlayacağı görkemli bir bayram
olmaktan çıkarıp sadece Anıtkabir’e çelenk koymaktan ibaret bir resmi tören
haline getiriyorsanız zaten oradan başka bir anlam çıkmaktadır.

Bilinmelidir
ki ulusal bayramlar bir ülkenin nasıl, hangi mücadeleler sonunda kazanıldığını,
o toprakların nasıl vatana dönüşüp pek çok etnik ve dini kimlikten oluşan
Türkiye halkının nasıl Türk ulusu haline getirildiğinin topluma anlatıldığı,
ulus bilincinin pekiştirildiği çok önemli günlerdir.

Ama
asla Türkiye’yi etnik ve dini kimliklere ayrıştırıp, ulus kimliği yok sayarak,
yeni anayasa adı altında federasyon özlemcileri için değil.

   25-04-2025

Nusret
KEBAPÇI