19 Mayıs’tan 106 Yıl Sonra…

 

19 Mayıs’tan 106 Yıl Sonra…

 

Doğrusunu
isterseniz bu yazıyı 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’ndan bir
gün önce yazıyorum ancak o gün yaşanabilecekleri bugünden tahmin etmek hiç de
zor değil.

Yine
her zamanki gibi resmi bir tören yapılacak, belki gençlikle ilgili birkaç da konuşma,
sonra da…

Sonrası
yok hepsi bu kadar.

Aslında
törenin ardından belki bir şeyler daha olacağını yazmamı bekliyorsunuz ama ne
yazık ki şu 23 yılda olageldiği gibi başka bir şey yok. Olmayacak da.

Ama
normalde pek çok ülkede olduğu gibi ve bizde de ulusal bayram denilince,
üstelik bayramın adında bile gençlik ve spor bulununca akla ilk olarak…

Ülke
gençliğinin geçmişte olduğu gibi Cumhuriyeti korumak ve yaşatmak amacıyla
kararlılıklarını, cesaret ve çevikliklerini gösterdikleri çeşitli spor etkinlikleri
geliyor ancak emin olun öyle bir şey de yapılmayacak.

Peki,
neden böyle yapılıyor hiç düşündünüz mü? Aslında nedeni biliniyor.

Çünkü
ulusal bayramların coşkuyla kutlanması, toplumda ulus bilincini pekiştirdiği
gibi, birlik ve dayanışma duygularını da güçlendirmektedir.

Bu
durumda böyle bir toplumu Büyük Ortadoğu Projesi gereği veya Büyük İsrail için
de diyebilirsiniz, etnik ve dinsel kimlikçiklere ayırmak mümkün olabilir mi?

Emin
olun olamaz.

Bu
nedenle toplumu bir arada tutan, dahası toplumsal harç görevini de gören ulus
kimliğin günden güne zayıflatılması, giderek de unutturulması gerekiyor ki…

Ülke
kolaylıkla, hiçbir zorlukla karşılaşılmadan emperyalizmin istediği çok kimlikli,
parçalanmış bir hale gelebilsin.

Zaten
son günlerde PKK bildirisiyle birlikte sözde barış ve demokrasi adına uygun
ortamın geldiğini düşünen birileri, Türkiye’nin tapusu anlamına gelen Lozan’ı
tartışmaya açarak…

Ulusal
kimliği itibarsız hale getirerek, anayasayı değiştirip Libya’da, Irak’ta,
Suriye’de yapıldığı gibi ABD emperyalizminin ve İsrail’in istediği çok kimlikli,
çok kültürlü bir Türkiye hayaliyle anayasayı değiştirmeyi…

Hatta
gerektiğinde yeni anayasa yapmayı bile düşünmüyorlar mı?

Elbette
düşünmektedirler.

Hatta
bunu planlayanlar çok güçlü olup, arkalarını çok büyük güçlere de dayamış olabilirler…

Ancak
tüm bu koşullar ulusumuz için ne kadar kötü ve olumsuz da olsa bilinmelidir ki
Atatürk’ün söylediği gibi “Muhtaç
olduğumuz kudret, damarlarımızdaki asil kanda mevcuttur.”

19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve
Spor Bayramımız kutlu olsun!

18.05.2025

Nusret
KEBAPÇI