ULUS DEVLETE KİM DÜŞMAN OLUR?

 

ULUS DEVLETE KİM DÜŞMAN OLUR?

Böyle bir soru
sorduğumda, eminim aklınıza ilk gelen kelime emperyalizm
olmuştur. En azından siyasal İslamcılar ve neoliberaller dışındaki tüm kesimler
için…

Neden?

Çünkü
emperyalizm (genel olarak Batı olarak anlayın) tüm halkı tek bir çatı altında
birleştiren güçlü bir ulus devleti istemediği gibi, ekonomik çıkarlarına engel
olabilecek örgütlü sınıf yapılarını da istemez…

Peki, ne ister?

Genellikle
ekonomik ve siyasi çıkarlarına dokunmayan, sadece kültürel kimlikler olarak
kabul edilen etnik ve dinsel örgütlenmeleri destekler. Çünkü bu türden
örgütlenmeler ne kadar yaygınlaşırsa, toplum o kadar çok parçaya ayrılır ve
emperyalizm karşısında birleşik bir direnç gösterme yeteneğini kaybeder.

Bu nedenle,
emperyalizm karşısında birleşik bir güç olarak ulus olmak hayati önem
taşır. Ulus olabilmenin en temel özelliği ise, hiçbir dini kimliğin
öncelenmediği laiklik ve aynı toprak üzerinde yaşayan, ortak bir dil
konuşan, aynı duygu ve düşünceleri paylaşan, ortak bir tarih bilincine sahip ve
aynı ekonomik sistem içinde var olan insanların oluşturduğu ulus bilincidir.
Unutmamak gerekir ki, laiklik ve ulus bilinci, ulus devletin olmazsa
olmazıdır
. Laiklik, farklı inançlara sahip bireylerin dinlerini özgürce
yaşamalarını güvence altına alırken, ulus bilinci ise tüm bu farklılıkları
ortak bir kimlik potasında eriterek toplumsal birlikteliği sağlar.

İsterseniz,
ulus kavramını daha iyi anlamak için Amerikalı yazar Samuel Huntington‘ın meşhur
benzetmesini hatırlayalım: domates çorbası.

Çorbanın içine
katılan domates, tuz, şeker, kaşar gibi malzemeler, ülkedeki farklı etnik
kimlikler olarak da düşünülebilir. Ateşin etkisiyle hepsi öyle birbiriyle
karışır ki, çorba piştiğinde ne tek başına domates kalır, ne kaşar, ne de tuz.
Ortaya tamamen yeni bir şey çıkar. İşte ulus da aynen böyledir; tüm
farklılıkların ortak bir potada kaynaşmasıyla oluşur. Tarihteki tüm ulusların
varoluş hikayesinin altında da mutlaka bir bağımsızlık ya da kurtuluş savaşı yatar.

Günümüzde ise
komisyonlar kurup sözde yeni anayasa taslakları hazırlayan bazı çevreler, bu
“eritme” sürecine karşı çıkarak, “Öyle olmaz, eriyip ulus
olamayız” diyorlar. Peki, ne olunabilirmiş biliyor musunuz? Salata!
Evet, birileri  aynen böyle söylüyorlar.
Sözde herkes kendi farklılığını ortaya koyabilecekmiş. Oysa bu,
emperyalistlerin istediklerini kolaylıkla alıp, istemediklerini bir kenara
ayırabileceği, hatta çöpe atabileceği bir toplumsal yapının inşası anlamına
gelir.

Ulus kavramına
bu kadar açıklık getirdikten sonra, siyasal İslamcıların neden her fırsatta
emperyalizmin hedefiyle örtüşen bir söylem geliştirdiğine bakalım.

Geçtiğimiz
günlerde Amerikalı bir yetkilinin “Osmanlı tarzı millet sistemi
önerisi, aslında tam olarak siyasal İslam’ın savunduğu modeli yansıtmaktadır.
Yani her dini cemaat ve etnik kimlik, millet olarak kabul edilmeli diyorlar.
Sizce siyasal İslamcılar bundan farklı mı düşünüyor? Asla.

Çünkü siyasal
İslam’a göre ulus devlet: tek iktidar, tek hukuk, tek kimlik ve tek kültür
yaratarak etnik ve dini kimlikleri yok etmektedir. Bu yüzden ulus devleti “tekçi
devlet”
olarak nitelendirirler. Bunun yerine, devletin inanç ve
cemaatler arasında tamamen tarafsız kalacağı, her cemaatin kendi eğitimini,
kültürünü ve hukukunu uygulayabileceği bir sistem oluşturulması gerektiğini
savunurlar. Bu model, doğrudan Amerikan yetkilinin dile getirdiği “Osmanlı
tipi millet sistemi” dir ve isteyenler buna Lübnanlaşma da
diyebilir.

Ancak bu model
beraberinde ciddi sorunlar getirir. Ortak bir duygu ve düşünce zemini
olmadığında, askerliği kim yapacaktır? Ortak hedefler için nasıl mücadele
edilecektir? Ve en önemlisi, parçalanmış bir toplum emperyalizme karşı nasıl
durabilecektir?

Demek
istediğim, ister ABD tarafından önerilsin, ister siyasal İslam’ın doğasında bulunsun,
kurulan komisyonlarda tartıştığınız ulus devleti parçalama projesine hangi isim
verilirse verilsin, hangi önemli gerekçelere dayandırılmaya çalışılırsa
çalışılsın; yapılan iş,

Emperyalizmin
hizmetinde ulus devletin parçalanması projesidir.
Başka hiçbir şey değil.

11-08-2025

Nusret Kebapçı